İstatistiklerime bakmak için tıklayın.
Bana mesaj atmak için tıklayın.

İLK YAZIM !

8 Mart 2008 Cumartesi

Çevreye Duyarlı Olmak Bebeklikten Başlar


Çevreye Duyarlı Olmak Okul Öncesi Başlar


Kocaman amcalar görüyorum, yerlere tüküren, abiler görüyorum, bira tenekelerini oraya buraya savuran.
Düşünüyorum, demek ki anne ve babaları ve öğretmenleri de öyle yapıyorlar. Okul çağı ve okul öncesi başlaması gereken bir alışkanlık olmalı çevreye dostça bakabilmek.

Biz arabayla yollardayken bile annemin arada bir elime tutuşturduğu meyvaların, çerezlerin kabuğunu atacak çöp torbamız olur. Bunları da pencereden savurtup atmayız. Bu konuda babamdan yediğim ilk fırça ve son tabi, pencereden dışarı attığım cikletle ilgiliydi. Sadece yenilen fırçalar değil tabi beni kendiliğinden çevreci yapan.

Mesela, İstanbul'a küçüklüğümdem beri gitmeyi sevdiğim yerlerin başında Mısır Çarşısı'nın arkasındaki çiçek ve hayvan satılan yer gelir. Tam adını oranın hatırlayamıyorum.....
Oradan ev için ille çiçek alırız. Evde hayvan yasağı var biliyorsunuz, hayvan alamıyoruz, ama seyretmek, ellemek serbest!

Aldığımız çiekleri evde saksılara dikeriz, onlara bakar, yaşatmaya çalışırız.


Saksıda bir çiçeği yaşatmaya çalışan bir çocuk büyüyünce koca bir ağacı kesebilir mi?


Diş fırçalamak hep kaytarmak istediğim ama günde bir kere yapmaktan kaçamadığım bir şey. Sağlıklı olduğunu biliyorum ama tam yatacakken uykum kaçıyor, önce fırçalasam annem yatarken bir daha fırçalamaya zorluyor...Yatarken fırçalanması en faydalı olanı, çünkü bütün gece ağzınızda kalan yemek parçacıkları tükürükle birlikte bakteri üretiyorlarmış.

Diş fırçalamanın çevre duyarlılığı ile ilgisine gelince: Su tasarrufu. Ben ağzımı ıslattıktan sonra dişlerimi fırçalarken otomatikman musluğu kaparım. Çünkü babam vaktiyle açıkken boşa akan suları bir leğende toplamış ve bu su ile evdeki çiçekleri sulamıştık. Kaç tane canlının bu su ile yaşayabildiğini bana göstermişti.
Şimdi hep boşa akan bir su görsem kaç canlının buna ihtiyacı olduğunu düşünürüm.

Benzeri bir hikaye ile de elektrikleri kullanmadığımda kapatmam gerektiğini öğrendim. Ama bu hikaye diğeri kadar etkili olmasa gerek, ne hikayeyi tam olarak hatırlayabiliyorum, ne de elektrik konusunda su kadar dikkatliyim. Zaman zaman unutmamam gerektiğini bilsem bile ışıkları açık unuttuğum oluyor.


Ben asıl attığımız çöplere acıyorum. Bu yaz Avusturya'da yaşayan bir arkadaşla tanıştım. Orada apartmanlarda plastik, kağıt, demir ve cam atıkların ayrı ayrı toplandığı bölmeler varmış ve oralarda biriktirilirmiş.

Keşke bizde de öyle birşeyler yapılabilse.
Demek istediğim bu çevrecilik yazın pek sık gördüğüm ve çok güzel konuşan abilerin konuşarak yapacakları şeylerden değil. Okul öncesi yaşlardan başlayarak anne baba ve öğretmenlerin yavaş yavaş öğretecekleri bir tutum.


Hiç yorum yok:

.

SON YAZILARIM


Yazacak çok şeyim var
- Okuduğum Kitaplar
- Seyrettiğim Filmler
- Otobüsle Yolculuklarım
- Kullandığım Bilgisayarlar
- Gördüğüm Yerler
- Kaldığım Oteller
- En Sevdiğim Siteler
- Bindiğim Arabalar
- Benzin İstasyonları
- .........
" Sponsorlar Arıyorum"
Blog istatistiklerim için TIKLAYIN
Baktım blog belgesellerdeki Pakistan Hindistan otobüslerine dönmeye başladı, bir köşeye topladım bu ıvır zıvırı. Ivır zıvır dediğime bakmayın, siz yine de beni favorilerinize almayı unutmayın. Bir de şu ankete kaç yaşınızda olduğunuzu belirtirseniz ( hesapladım, 2 saniye tutuyor) çok sevinirim.

B L O G İ Ç İ A R A M A