İstatistiklerime bakmak için tıklayın.
Bana mesaj atmak için tıklayın.

İLK YAZIM !

11 Kasım 2007 Pazar

Okul Çağı Oyunları


Okula başladıktan sonra yolculuklarda oynadığımız oyunlar


Çoğunu hala oynadığımız oyunlar bunlar. Bir kısmını daha küçükken daha çok oynardık, ama büyüdükçe yenileri katıldı oyunlara. Yenilerini uydurduk ailece. Buna yaratıcılık da diyorlar ama sonuç olarak eski oyunlardan esinlenerek, sağdan soldan öğrenerek uydurduğumuz oyunlar işte.

TUTMACALI OYUNLAR:
1- RENK TUTMACA:

Ben bir renk, annem ve babam başka başka birer renk tutarlar. Belirli bir süre ya da mesela Ayvalık'a kadar diye bir
oyun sonu belirlenir. Kimin tuttuğu renkten fazla otomobil geçerse, oyunu o kazanır. Bu oyun oynanırken farkettik ki oyun sorunlu biraz. Çünkü ya karşıdan gelen araba birden çok renkliyse? Bazı arabalar 2-3 renkli. Yolda oyunların en keyifli tarafı da bu: tartışmalar.
Ama şunu da unutmayın, bu tartışmaların sonunda sorun nasıl çözülür onu öğrenmiş oluyorsunuz. Yoğun tartışmalar sonunda bizim bulduğumuz çözümler ise şöyle:
Ya geçen arabanın renklerininden tutanlar birer puan alır (beyaz ve siyah ise arabanın renkleri, beyaz ve siyah tutan varsa onlar birer puan alır.) ya da hakim olan renk ne ise puanı sadece o alır.

2- OTOMOBİL MARKASI TUTMACA:
En zevk aldığım oyunlardandır. Herkes bir otomobil markası tutar. Belirlenen yere gelinceye kadar sayılır. Kimin tuttuğu otomobil markası daha çok tekrarlanmışsa oyunu o kazanır. En çok hangi markanın kazandığını yazmayacağım: Reklama girer!
İlle kopya vermem istenirse bana yazın. Hatta reklama girmesini isteyen otomobil firmaları bile yazabilir, maksat harçlık çıksın ;)ı

3- PLAKA NUMARASI TUTMACA:
Herkes bir ilin plaka numarasını tutar. Kimin tuttuğu ile ait araba daha çok geçerse oyunu o kazanır. Bu oyunda da bazı sorunlar var: 34 plaka her yerde çok. Bir de hangi ilin sınırları içindeyseniz tabi o ilin arabaları çok geçiyor önünüzden. 34'ü veya içinden geçilen ilin numarasını uyanıklık yapıp önce kapan avantajlı duruma geçiyor otomatikman. Babam der ki:"hayatta da bazıları önceden bazı plakaları kapmıştır, sen ne kadar uğraşırsan uğraş onları
geçemezsin!" Annemin de itirazı vardır: "O zaman kimsenin bunları kapmasına izin vermemek lazım!" E, doğal olarak biz de eşitlikçi bir yaklaşımı seçeriz bu oyunu oynarken: 34 ve içinden geçilen ilin plaka numarasını kimse sahiplenemez. Bu da oyunu daha çekişmeli ve keyifli yapıyor. Ayrıca coğrafya bilginizi konuşturma fırsatı da veriyor. Hemen içinden geçmekte olduğunuz ilin komşularını düşünüp en uygununu kapmaya çalışıyorsunuz. Güzel oyundur.

SÖZCÜK TÜRETME İLE İLGİLİ OYUNLAR (sözel oyunlar)
4- İSİM-ŞEHİR
Bu da hepimizin bildiği güzel bir oyundur. Ayrıca sonsuza kadar uzayabilir. İsim şehirden başlayıp hayvana, bitkiye oradan yemeklere ne bileyim ünlülere, futbol takımlarına kadar uzayabilir. Araba içinde yazma imkanı pek olmadığı ve şöförü de düşünmek
gerektiğnden skor tespitinde bizim bulduğumuz yöntem "en önce söyleyen puanı kapar" yöntemidir.

5- PLAKA - CÜMLE OYUNU
Önünüzde bir araba gidiyor. Plakası 34 BUG 25 mesela. BUG harfleriyle başlayan üç kelimelik bir cümle oluşturun bakalım: Benim Uykum Geldi, Bursa Uzakta Galiba, Bana Ufak Geldi,...Anlamlı plakalara denk gelirseniz güzel, 45 cjy 66 gibi plakalarda ise can sıkıcı bir oyundur. Çok oynamayız bunu.

6- SON - BAŞ OYUNU
Anlatmaya üşendim. Biri Murat der. Sıradaki oyuncu "t" ile başlayan bir isim söyler, yani söylenen kelimenin son harfi ile başlayan bir kelime.
Murat - Tarık - Kemal - Leyla- Ahmet - Tufan - Nimet - Tuna,... gibi. Önce kolay gibi görünür, isimler tükendikçe zorlaşır. Bu oyunu özel isimlerle oynayabileceğiniz gibi hayvan, şehir, marka,...versiyonlarını da oynayabilirsiniz.

7- SCRABBLE
Şöför bu oyuna katılamaz. Mecburen arka koltuktaki iki kişi tarafından oynanır. Dolayısıyla genellikle annem ve ben oynarız. Scrabble'ın yolculuk için yapılmış olan küçük boy olanları var. Onlar şart. Hem harfler filan dökülmüyor yolda. Bir de internette oynananı var, scrabulous, ama şimdi yeri değil.

8- BOGGLE
Babamın araba kullandığı için oynayamadığı ve bize de pek oynatmadığı bir oyundur. Halbuki en az Scrabble kadar severim bu oyunu. Oynatmama sebebine gelince: Taşları karıştırırken çok gürültü çıkıyormuş, ilgisi dağılıyormuş, ona kaza mı yaptırmak istiyormuşuz,... filan. Kendi oynayamadığı için
bozuluyor, mesele sadece bu aslında.

9- YAZ - SÖYLE OYUNU
Türkçede öyle kelimeler var ki dili dönmüyor insanın söylerken. Hadi mitoloji dediniz, arkeoloji desenize şaşırmadan. Ya da meteoroloji veya jaluzi, veya jakuzi. Baba mat edecek ya adamı, zor kelimeler seçer, sen de alay konusu olmamak için kanter içinde tek tek harflerini söyle bakalım, sonra da kelimeyi şaşırmadan 3-5 kere tekrar edersin. Sevmem bu oyunu. İntikamım acı olur ama, ben de ona "üç tas has kayısı hoşafı"nı ve "karga kalkar dal salkar"ı söyletirim.

10- AH..İNGİLİZCE OYUNU
Yolda giderken gördüğümüz herşeyin ingilizcesini bana öğretme niyetlerine dayanan bir oyundur. Bence oyun bile değil, ama 3-5 kelime öğrendik o sayede. Bu oyunda da intikamım acı olur: Öyle ağaç, yol, mol kolay, "baba, bak yol kenarında at kestanesi ağaçları var, bunların ingilizcesi ne" diye sorup babayı çuvallatabilme imkanı sunar insana.
Bu arada çocuklara ingilizce öğretmek için yazılmış bir kitaptan yararlanmak ve bu kitabı indirmek isterseniz buradan yararlanabilirsiniz.
Yok, parama geçer hükmüm derseniz buraya lütfen...
Belki bize de bir gofret parası çıkar:)
(Babam yazıyı okuduktan sonra, bu son yazdığım cümleyi silmemi söyledi, ayıp oluyormuş, bana gofret alacak kadar harçlık vermiyorlarmıymış,...falan filan. Kendinle çeliştiğinin farkında bile değil; hem kendi kazandığını harcamak kadar güzel birşey yoktur hayatta diyor hem de bunu söylüyor.)
(Bu arada farkındasınız heralde, başımda ciddi bir sansürcü var ve her yazımı didik didik didikliyor. Babamdır diye birşey diyemiyorum, ama bozuluyorum.)

11- ÖYKÜNÜN DEVAMINI KURMA OYUNU:
Annem ya da babam bir öykü anlatmaya başlar. Öyle bir yerde keser ki öyküyü herşey olabilir. Sözü bana verir ve öykünün devamını istediğim gibi kurup anlatmamı söyler. Ben de bir yerde keser ve sıradakine sözü veririm. Bazen ödül alabilecek öyküler çıkarken bazen de abuk subuk şeyler oluşur. Eğlenceli bir oyundur. Severim bu oyunu.

MATEMATİK OYUNLARI:
12- BENZİN ZAMMI OYUNU
Beni sınavlara hazırlayacaklar ya, buldukları ilk fırsatta derslerle ilişkili bir oyun uydururlar.
Mesela bizim arabanın deposu 45 lt imiş. litresi 2.50 YTL'den doldursak ne kadar ödermişiz veya 100 Lira'ya kaç litre alırmışız filan. Bir de bu oyunun karmaşık versiyonları var. İzmir'e gidiyoruz ve 90km var önümüzde. Saatte şu hızla gittiğimizde bu kadar benzin yaktığımıza göre gidene kadar kaç litre benzin kullanacağız, bu benzinin bedeli kaç lira.... Bir de sürekli zam geliyor benzine. Hadi yeniden hesapla...Bitmez bu oyun! Bir de biodiesel versiyonu var bunun. Hem çevrecilik aşılayacaklar hem matematik öğretecekler...Laf açılmışken biodiesel ile ilgili babama göre çok kapsamlı bir el kitabını (Handbook of Biodiesel) indirmek isterseniz tıklayın.

13- PARALI OYUN
Yola çıkınca bana biraz para verirler, yollarda harcayayım diye. Meğer bu da bir numaraymış: Gofret kaç para, kalan paranla kaç gofret alabilirsin...2 saatte 2 lira harcarsan 4 saatte kaç lira harcarsın....Ben büyüdükçe harçlık miktarı büyüdüğü gibi problemlerde büyüdü ve karmaşıklaştı. Olsun, matematiği severim.

HARİTALI OYUNLAR:
14- KARAYOLLARI HARİTASINDA YER BULMACA

Arabanın bir tane karayolları haritası vardır. Ben dokunamam ufaklığımdan beri. Yasaktır bana, babam çok bozulur kat yerlerini denk getiremezsem. Ama benim ayrıca bir haritam vardır. Üzerinde çalışıp, oyun oynadığım. Yola çıkarken çıkış şehrimizi ve varacağımız şehri işaretlerim. Kaç km var, hesaplarım. Yollarda hangi ilçelerden geçiyoruz, bu ilçeler hangi ile bağlı, neleri meşhur konuşup eğleniriz.

15- BU BENİM HARİTAM
Okula ilk başladığım zamanlar çok sevdiğim bir oyundu. Bir kağıda çıkış şehrimizi yazıp, kağıdın öbür ucuna varacağımız şehri yazardım. İkisini bir yol ile birleştirip yol üzerine ilgimi çeken köyleri, kasabaları not ederdim. Gördüğüm ilginç binaları, camileri, tarlaları, köyün horozlarını, gelincik tarlalarını çizerdim. Sonra otelde bunları boyardım. Annemin hala sakladığı 7-8 tane yolculuk haritam vardır. Çektiğim fotoğraflardan daha anlamlıymış bunlar, öyle diyor. Birini ekleyeceğim buraya.
Boyama ile ilgili site linkleri, bedava programlar ile ilgili yazım burada:
Boyama Siteleri, Kitapları


ÇEŞİTLİ KARIŞIK OYUNLAR
16- FIKRA ANLATMACA

Fıkralar anlatıp, gülüşürüz. Bulmacalı fıkralar favorimdir. Hani 4 fil bir arabaya nasıl sığar filan...

17- KONSER
Okul şarkılarından konser veririm. Yeni şarkılar öğrenirim.

18- GÜNLÜK TUTMAK
Hiç sevmediğim bir uğraştır günlük tutmak. Güzel güzel defterler, kalemler aldılar bana sırf günlük tutayım, yol anılarını yazayım diye. Beni sarmadı, çok da ısrar ettiler, elbet vardır bir nedeni, ama dedim ya, doğru dürüst hiç günlük tutmadım. Bu eksiği bu blog ile giderdim heralde!

19- YOLCULUK KOLLEKSİYONLARI
Bu da bana pek anlamlı gelmeyen bir oyalanma yolu. Gerçi bu sayede durduğumuz yerlerden aldığım bir çok anahtarlığa, kartpostala sahibim. Kolleksiyonculuğun anlamları üzerine babamın anlattığı derin bilgilere sahibim, ama o paraları çukulatalara yatırmayı tercih ederdim.

20- MİTOLOJİ ARKEOLOJİ
Yahu ne acayip bir memlekette yaşıyoruz: Yol üzerinde o kadar çok tarihi kalıntı var ki, insan merak ediyor bunları: Kim yaşamış, ne zaman yaşamış, çağdaşları kimmiş....Beni de merak sardı, yola çıkmadan görme ihtimalimiz olan tarihi yerleri öğrenirim. Babam ve annem de yolda hem beni sınarlar, hem de yeni şeyler öğretirler. Mitolojideki bütün tanrıları bilirim. Çok da kitap okudum bu konuda. Çocuklar için yazılmış mitoloji kitaplarını da yazacağım ilerde.
(Burada bedava bir e-kitap buldum, buyurun:
Encyclopedia of Mythology.)

21- SPOR ve PİKNİK
Bazen yol uzun sürer, git git git bitmek bilmez. Hareket sınırlı arkada. Zaten kemer bağlamam gibi zorunluluk var! Her yerim tutulur, sözel mözel oyun kesmez.
Arabada topum ve frizbim vardır. Mollalarda biraz azdık mı bunlarla, keyfim yerine gelir. Annem olayı ille bir piknik havasına sokar ve yiyecek birşeyler verir. Hiç sevmediğim yiyecekleri bile nasıl yediğime kendim de şaşarım. Arabada da mis gibi bir uyku, bir de bakmışım gelmişiz geleceğimiz yere.
Bir de bazı benzin istasyonlarında ve küçük kasabalarda çocuk parklarından yararlanırız. Burada dikkat edilmesi gereken konuları Çocuk Parklarında Nelere Dikkat Edilmeli? adlı yazımda bulabilirsiniz.

22- PLAKALARDAN TOMBALA
Herkes mesela üçer tane iki basamaklı sayı seçer. Geçen arabaların plakalarına bakarak tutan numaraları işaretleriz. Kim önce bitirirse oyunu o kazanır. Bazen kaybetsem de bu oyunu severim.

23- TAŞ KAĞIT MAKAS OYUNU
Favori oyunlarımdandır. Herkes bilir bu oyunu, anlatmayacağım. Ama gerçekten çok severim.

24- TEKNOLOJİK OYUNLAR
Gameboy'suz bir yolculuk düşünemiyorum. Bir de walkman / discmansiz.

Ucuz gameboylar burada


İlgili Yazılar:

Üçlemeler
Okul öncesi oynadığım oyunlar

Bebeklik oyunlarım
Okul Öncesi Boyama Siteleri, Kitapları

Hiç yorum yok:

.

SON YAZILARIM


Yazacak çok şeyim var
- Okuduğum Kitaplar
- Seyrettiğim Filmler
- Otobüsle Yolculuklarım
- Kullandığım Bilgisayarlar
- Gördüğüm Yerler
- Kaldığım Oteller
- En Sevdiğim Siteler
- Bindiğim Arabalar
- Benzin İstasyonları
- .........
" Sponsorlar Arıyorum"
Blog istatistiklerim için TIKLAYIN
Baktım blog belgesellerdeki Pakistan Hindistan otobüslerine dönmeye başladı, bir köşeye topladım bu ıvır zıvırı. Ivır zıvır dediğime bakmayın, siz yine de beni favorilerinize almayı unutmayın. Bir de şu ankete kaç yaşınızda olduğunuzu belirtirseniz ( hesapladım, 2 saniye tutuyor) çok sevinirim.

B L O G İ Ç İ A R A M A