Çevreye Duyarlı Olmak Okul Öncesi Başlar
Kocaman amcalar görüyorum, yerlere tüküren, abiler görüyorum, bira tenekelerini oraya buraya savuran. Düşünüyorum, demek ki anne ve babaları ve öğretmenleri de öyle yapıyorlar. Okul çağı ve okul öncesi başlaması gereken bir alışkanlık olmalı çevreye dostça bakabilmek.
Biz arabayla yollardayken bile annemin arada bir elime tutuşturduğu meyvaların, çerezlerin kabuğunu atacak çöp torbamız olur. Bunları da pencereden savurtup atmayız. Bu konuda babamdan yediğim ilk fırça ve son tabi, pencereden dışarı attığım cikletle ilgiliydi. Sadece yenilen fırçalar değil tabi beni kendiliğinden çevreci yapan.
Mesela, İstanbul'a küçüklüğümdem beri gitmeyi sevdiğim yerlerin başında Mısır Çarşısı'nın arkasındaki çiçek ve hayvan satılan yer gelir. Tam adını oranın hatırlayamıyorum.....
Oradan ev için ille çiçek alırız. Evde hayvan yasağı var biliyorsunuz, hayvan alamıyoruz, ama seyretmek, ellemek serbest!
Aldığımız çiekleri evde saksılara dikeriz, onlara bakar, yaşatmaya çalışırız.
Saksıda bir çiçeği yaşatmaya çalışan bir çocuk büyüyünce koca bir ağacı kesebilir mi?
Diş fırçalamak hep kaytarmak istediğim ama günde bir kere yapmaktan kaçamadığım bir şey. Sağlıklı olduğunu biliyorum ama tam yatacakken uykum kaçıyor, önce fırçalasam annem yatarken bir daha fırçalamaya zorluyor...Yatarken fırçalanması en faydalı olanı, çünkü bütün gece ağzınızda kalan yemek parçacıkları tükürükle birlikte bakteri üretiyorlarmış.
Diş fırçalamanın çevre duyarlılığı ile ilgisine gelince: Su tasarrufu. Ben ağzımı ıslattıktan sonra dişlerimi fırçalarken otomatikman musluğu kaparım. Çünkü babam vaktiyle açıkken boşa akan suları bir leğende toplamış ve bu su ile evdeki çiçekleri sulamıştık. Kaç tane canlının bu su ile yaşayabildiğini bana göstermişti.
Şimdi hep boşa akan bir su görsem kaç canlının buna ihtiyacı olduğunu düşünürüm.
Benzeri bir hikaye ile de elektrikleri kullanmadığımda kapatmam gerektiğini öğrendim. Ama bu hikaye diğeri kadar etkili olmasa gerek, ne hikayeyi tam olarak hatırlayabiliyorum, ne de elektrik konusunda su kadar dikkatliyim. Zaman zaman unutmamam gerektiğini bilsem bile ışıkları açık unuttuğum oluyor.
Ben asıl attığımız çöplere acıyorum. Bu yaz Avusturya'da yaşayan bir arkadaşla tanıştım. Orada apartmanlarda plastik, kağıt, demir ve cam atıkların ayrı ayrı toplandığı bölmeler varmış ve oralarda biriktirilirmiş.
Keşke bizde de öyle birşeyler yapılabilse. Demek istediğim bu çevrecilik yazın pek sık gördüğüm ve çok güzel konuşan abilerin konuşarak yapacakları şeylerden değil. Okul öncesi yaşlardan başlayarak anne baba ve öğretmenlerin yavaş yavaş öğretecekleri bir tutum.
İLK YAZIM !
8 Mart 2008 Cumartesi
Çevreye Duyarlı Olmak Bebeklikten Başlar
Gönderen
ufak yolcu
zaman:
13:48
0
yorum
Etiketler: atık, çevre, çevrecilik, çevreye duyarlı, çöp, diş fırçalama, mısır çarşısı, okul çağı, okul öncesi, su tasarrufu
27 Aralık 2007 Perşembe
Yılbaşında, Bayramlarda, Doğumgünlerimizde Yeşil Hediye
Yılbaşında, Bayramlarda, Doğum Günlerimizde Çevre Dostu Yeşil Hediye İsteyelim!
Yılbaşında, bayramlarda, doğum günlerimizde, bir sınavda iyi not aldığımızda armağan bekleriz büyüklerimizden. Aldığım en büyük armağan bir masaüstü bilgisayardı. Artık bu bizimkilerin benden bıktıkları ve bilgisayarlarını oyunlarla, viruslerle ve benzeri bir sürü şeyle doldurduğumdan mı, yoksa gerçekten benim işime yarayacak ve çok istediğim bir şeyi hediye etmek istediklerinden midir bilemiyorum. Sonuç olarak geçen yıl sadece bana ait bilgisayarım oldu. Bu yılbaşında ne isteyeyim diye düşünürken ve nette orada burada dolanırken gözüme takılan bir konu oldu:
Çevre dostu hediyeler...Yani "yeşil" hediyeler. Ekolojik hediyeler...
Biliyorsunuz, neşeli vitrinlerin olduğu bir yerde yaşamıyorum. Benim vitrinim internet, orada ne varsa onlar benim dükkanlarım ve dükkanların vitrinleri. Yeşil hediyeler çevremize duyarlılığı arttıran, çevreyi kirletmeyen bize doğa sevgisi aşılayan hediyeler.
Bir yazıda sızma zeytinyağının bile hediye olarak verilmesinin bu konuda anlamlı olduğu söyleniyor. Ben istemem öyle bir hediye açıkçası. Daha doğru dürüst birşey isterim....
Mikroskop veya teleskop ların yeşil bir seçenek olduğu söyleniyor. Bakın bu olabilir, mikroskop değil ama güzel bir teleskopu yılbaşı hediyesi olarak almak isteyebilirim. Deniyor ki bu tarz hediyeler çocuklarda çevrelerine karşı daha daha duyarlı olmalarını, evren hakkındaki farkındalıklarını artırmaya yarıyormuş. Neye yarıyorsa, zeytinyağındansa bunu tercih ederim.
Olta olabilir. Balık tutmayı severim...Bu da doğayla içiçe bir etkinlik.
Bir köpek isterim. Bir golden retriever. En çok bunu isterim biliyorsunuz.
Kitaplar her zaman kabul edebileceğim bir seçenek. Bunlar da yeşil, çevreci hediyeler grubuna giriyor. Tabi hediye alınan kitapların konusu önemli.
Dijital fotoğraf makinasına ihtiyacım var. Bu da yeşil, çevreci bir hediye olarak kabul edilebilir. Çünkü normal makinalarda olduğu gibi fotoğraflar işlenirken çevreye zararlı atık atılmıyor. Bu konudaki bir yazı için Dijital fotoğraf makinaları ve çevre üzerine bir yazılmış bir yazıdan ayrıntıları öğrenebilirsiniz.
Bu hediye olayı iki yönlü: Alıyorsunuz ve veriyorsunuz.
Annenize ve babanıza ne alacaksınız? Kardeşleriniz, abileriniz, ablalarınız varsa ne alacaksınız?
Bu yeşil hediye olayı aslında bizim harçlıklarımızla da üstünden gelebileceğimiz seçenekleri sunuyor. Kardeşlere çevre ile ilgili kitap alınabilir.
Annemize doğal ürünlerden elde edilmiş bir makyaj malzemesi veya bir gelincik şerbeti, gelincik reçeli...
Babaya ne alacağız ucuz yollu? Artık o da size kalmış, benimki sızma zeytinyağına veya yeşil bir rakıya fit olabilir. Hatta geçenlerde çıkan yeni yeni rakı markalarını takip edemediğinden, tadamadığından şikayet ediyordu. Organik rakı varsa bir organik rakı veya hala çıkarmadılarsa yeşil bir rakı alıp onu sevindirebilirim.
İlgili Yazılar:
Bayramlarda Yolculuk
SON YAZILARIM
- Okuduğum Kitaplar
- Seyrettiğim Filmler
- Otobüsle Yolculuklarım
- Kullandığım Bilgisayarlar
- Gördüğüm Yerler
- Kaldığım Oteller
- En Sevdiğim Siteler
- Bindiğim Arabalar
- Benzin İstasyonları
- .........
" Sponsorlar Arıyorum"
Blog istatistiklerim için TIKLAYIN



