İstatistiklerime bakmak için tıklayın.
Bana mesaj atmak için tıklayın.

İLK YAZIM !

panik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
panik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2007 Cuma

Çocuklarla Yola Çıkmadan Önce


Çocuklarla Yola Çıkmadan Önce




Valla psikolojimiz bozulur demeyeyim de, biraz değişir.

Yola çıkmadan önce bizim evde genellikle bir telaş havası oluşur, babamın psikolojik durumundan kaynaklanır bu durum tahmin edebileceğiniz gibi.
Yolculuk çok uzunsa bir hafta öncesinden yolculuk psikolojisine girilir, yok kısa bir yere gidiyorsak o gece epey gergin geçer.

Neler alınacak, neler yapılacak, evden çıkmadan önce bitirilecek işler....
Siz telaş yaratmak isterseniz bunlara bir çok madde daha ekleyebilirsiniz.

Babam o kadar yol yapmasına rağmen bu telaştan, heyecandan kurtulamıyor. Biz de hane halkı olarak onu olduğu gibi kabul ettiğimizden onun bu ruhsal gerginliği bize pek yansımıyor. Ama uzmanlar diyor ki yolculuğa çıkmadan önce çocuğun yaşına bağlı olarak belli bir süre öncesinden ona yolculuğa çıkılacağını anlatmalı, onu ruhsal olarak yolculuğa hazırlamalısınız.
Yaşıyla ilintili olarak ona yollarda dikkat etmesi gereken şeyler, yapması ve yapmaması gerekenler uygun dozlar halinde verilmelidir. Çünkü normal, gündelik yaşamdan, alışkın olunmayan bir duruma geçilecektir ve her durumun davranış kalıpları birbirinden farklıdır.

Babam belki de farkında olmadan, kendi tarzıyla bu denilenleri de yapıyor: Değişik bir ortama geçileceğini, yolculuklarda sıradan davranışların ötesinde yapılması gerekenlerin bulunduğunu bize hissettiriyor.

Gelelim yola çıkmadan önce ille de yapılması gerekenlere:
Önce evle ilgili işlere bakalım: Herkes kontrolu altındaki odadaki pencerelerin, balkon kapılarının kapalı olduğunu kontrol etmeli.

Elektrik ile çalışan her aletin fişlerini çekmeli. Ben küçükken bana bu işleri onlara hatırlatma görevini vermişlerdi. Büyüdükçe kendi odamdan sorumlu oldum. Artık abartıyorlar mı bilemem, bütün evin kontrolunu bana bırakmış görünüyorlar.
Laf aramızda, ben farkındayım, benim arkamdan onlar bir daha kontrol ediyorlar ama sonuç olarak o iş de bize kaldı...

Almamız gerekenleri önceden not ederiz. Önceleri ben anneme söylerdim, o kendi notlarının arasına eklerdi almamı istediklerimi, artık ben kendi notumu kendim tutuyorum. Bu not alma işini bizimkiler hayatın her alanında uygularlar. Abarttıklarını düşünüyorum. Babama göre yazı 5000 yıl önce keşfedilmiş, niye kullanmayaymışız!

"Bana abuk subuk yerlerde eczane aratmayın" lafından hareketle kullanılan ilaçlar ve kullanılması muhtemel ilaçlar bir torbada biriktirilerek yolculuk için hazırlanır.


Herkesin sevdiği giyecekler vardır. Bunları unutmamanın yolu yolculuk çantasını annenizle beraber yapmanızdır. Yola çıkmadan önce neleri yanımda götürmek istiyorsam onları dolabımdan çıkarır bir tarafta depolarım. Sonra annemle birlikte onları ayıklarız. (Ben genellikle hemen hemen bütün dolabı indirdiğimden bir ayıklama operasyonu şart oluyor.)




Babam haftalık hava raporlarını inceler ve bize gideceğimiz yerlerdeki hava durumu ile ilgili bilgi verir. Giysi seçiminde bu bilgiyi de dikkate alırız. Daha çok Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde gezdiğimizden şu hava durumu sitesi onun favorisidir.

Kitaplarımı ve oyunlarımı unutmamak için önceden hazırlarım.

Bir de annemin hayat kurtarıcım dediği ıslak mendiller vardır. Bol miktarda ıslak mendil her yolculukta bize eşlik eder.

Ve en önemli şey: Herşeyi unutabilirsiniz, bu bir şekilde yerine konur. Ama evden tam planlanan saatte çıkmalısınız.
Bunun telafisi yoktur. Bu lafın kime ait olduğunu tahmin ettiniz değil mi?
Aslan babam!

12 Kasım 2007 Pazartesi

Yolculukta Arabanız Yanarsa


Yolculukta Arabanız Yanarsa


Hiç başımıza gelmedi. Yolda yanan araba da görmedim. Ama bu başımıza hiç gelmeyecek anlamına gelmez. Bu işlere dalmışken bu otomobil yanma olayına da bir değinelim dedim.
Düşünüyorum da yolda giderken bir de bakıyorsunuz arabanın ön tarafından dumanlar çıkıyor.
Aman allahım...
Ne olacağını söyleyeyim. Babam hemen panikler, abuk subuk sert bir fren yapar ve
bana bağırarak hemen dışarı çıkmamı söyler.

Kitaplar böyle yazmıyor. Babam aslında çok kitap okur, ben de ondan etkilenmiş olmalıyım bu kitap
okuma konusunda, ama dedim ya babam panik adamdır, okuduklarını unutuverir bazen.
Bu arada
ben unutmamak için yazayım: kitap okumaya nasıl alıştım yazımı da
okumamazlık etmeyin. Hatta okuduğum kitapları ve özetlerini de...

Her neyse okuduğum kaynak kitap diyor ki:

1- Yolda giderken arabanızda yangın çıktığını farkeder etmez sağ sinyalinizi vererek yolun kenarına park edin. ( Öyle babamın yapabileceği gibi panik içinde zank diye durursanız arkadan gelen araba da size garç diye vurur.)

2- Park ettikten sonra kontak anahtarını kapatın.

3- Arabayı terkedin. Tabi bize de bağırıp çağırmak yok, görüyoruz olağanüstü bir durum var, aşağıya dikkatlice ineceğiz. Baba sen eğer bir bebek varsa onu kucağına al da öyle arabadan uzaklaş.

4- Babacığım sen itfaiyeci değilsin ki... Ne eğitimini aldın bu işin, ne tecrüben var. Üstelik arabadaki yangın söndürme tüpünün ne kadar iş göreceği de şüpheli.
Kitap der ki: Hiç birşey insan
hayatından önemli değildir.
Eğer panik içinde çıkarken arabadan telefonunu unutmadıysan, hemen
karayollarını mı, polisi mi, itfaiyeyi mi bir yerleri ara ve haber ver.

5- Yola uyarı işaretleri koyarak gelen araçları uyar. Ateşe yaklaşmak isteyen yalancı itfaiyecilere engel ol.

Araba kaskolu değil mi zaten, bırak yansın, yenisini alırız. Sen yanarsan senin yenin yok!

Bu yazıdan bence iki tane önemli sonuç çıkıyor:
1- Olağanüstü durumlarda mümkün olduğunca sakin olmalıyız.
2- En değerli ve yerine konamayacak şey insan hayatıdır.

Gerisi palavra...

.

SON YAZILARIM



Yazacak çok şeyim var
- Okuduğum Kitaplar
- Seyrettiğim Filmler
- Otobüsle Yolculuklarım
- Kullandığım Bilgisayarlar
- Gördüğüm Yerler
- Kaldığım Oteller
- En Sevdiğim Siteler
- Bindiğim Arabalar
- Benzin İstasyonları
- .........
" Sponsorlar Arıyorum"
Blog istatistiklerim için TIKLAYIN


Baktım blog belgesellerdeki Pakistan Hindistan otobüslerine dönmeye başladı, bir köşeye topladım bu ıvır zıvırı. Ivır zıvır dediğime bakmayın, siz yine de beni favorilerinize almayı unutmayın. Bir de şu ankete kaç yaşınızda olduğunuzu belirtirseniz ( hesapladım, 2 saniye tutuyor) çok sevinirim.

Subscribe

Join My Community at MyBloglog!
Personal Blogs - Blog Top Sites

B L O G İ Ç İ A R A M A